Ana Sayfa
Hakkımızda
Üyelik Bilgileri
Sözleşmeler
Çalışmalarımız
Mevzuatlar
Üyelerimiz
Makale ve Yazılar
Klinik Rehberi
Duyurular
İletişim
Linkler
Faydalı Bilgiler

Duyurular > KÜRESEL TEHDİT ZOONOZLAR

Enfeksiyon hastalıkları,  gelişen teknolojinin sağladığı  gelişmiş tanı ve tedavi imkanlarına , bilim insanlarının yapmış olduğu katkılara rağmen halen küresel tehdit oluşturmaktadır.

 
 
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki insanları enfekte eden  1415 patojen ( virüs, bakteri, prion, mantar, helmintv.s)var ve bu patojenlerin 868’ i (%61) zoonotik karakterdedir. Son yıllarda önem kazanan 177 patojenin 130 ‘ u (%73),  biyoterörizm ajanlarının % 80 ‘ i zoonotiktir. Bu nedenlerden dolayı“zoonoz hastalıklar” son derece önemlidir. Bu öneminden dolayı bireysel ve toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla büyük bilim insanı LoisPasteur tarafından geliştirilmiş kuduz aşısının bir insana uygulandığı gün olan 6 Temmuz “ Dünya Zoonozlar Günü “ olarak kutlanmaktadır.
 
 
Zoonoz hastalığı basit bir ifadeyle insanların ve hayvanların birbirine bulaşan hastalığı olarak tanımlanabilir. Bu hastalıklarla ilgili olarak bir ok sınıflandırma yapılmakla birlikte daha çok bulaşma şekline ve etiyolojilerine göre yapılan sınıflandırma yapılmaktadır.
 
 
Bulaşma Şekline göre;
a) İnsandan hayvana bulaşan zoonoz hastalıklar ( Anthropozoonoz)
b) Hayvandan insana bulaşan zoonoz hastalıklar ( Zooanhroponoz )
c) İnsan ve hayvanların er ikisi arasında da bulaşabilen zoonoz hastalıklar ( Amfiksenöz )
Etiyolojilerine göre;
a) Bakteriyel ( brusella, ruam, şarbon, tüberküloz, salmonellav.s. )
b) Viral  (kuduz, şap, kuş gribi v.s)
c) Fungal ( aspergillozis, aktinomikozisv.s )
d) Protozoal ( anaplazmozis, babesiozis, malariav.s )
e) Helmintik ( tenyazis, trişinellozis, sistiserkozisv.s )
 
Zoonoz hastalıklarının yüzyıllar içerisinde yok edilememesi ve önlenememesinin nedenleri olarak aşağıdakiler sıralanabilir:
- İnsanların hayvanlarla birlikte yaşaması,
- Temel gıdalar içerisinde önemli bir yer tutan hayvansal ürünlerin insanlar tarafından tüketiliyor olması,
- Ekosistem değişikliği,
- Küresel ısınma,
- Sosyo-ekonomik faaliyetler,
- Hastalıklara karşı yapılan kimyasal, biyolojik mücadelelere karşı patojenlerin, vektörlerin direnç kazanması,
- İnsanoğlunun doğada neden olduğu etkiler (antropojenik etkiler ). 



Bütün bu nedenlerden dolayı yok edilemeyen Kuduz, Şarbon, Brusella, Tuberlüloz, Ağır Akut solunum Yolları Yetersizliği Sendromu (SARS), Kuş Gribi (AI), Tularmi, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Deli Dana (BSE), Leptospiroz, Bartonella,Salmonella, Leişmanyoz ve Kist Hidatik gibi zoonoz hastalıklar, geniş yayılma alanlarında endemik ve/veya pandemikseyrederek, sayılarını artırarak insan, hayvan, çevre  ve gıda sağlığı için küresel tehdit oluşturmaya devam etmektedir.
 
 
Ülkemizde 40 dan fazla zoonoz hastalık görülmüştür. Bu hastalıklar ciddi anlamda insan sağlığını tehdit etmekte, hayvanların ölümüne ve verim düşüklüğüne neden olmakta, iç ve dış turizmi, uluslararası ticareti olumsuz yönde etkilemekte, ülke ekonomisine zarar vermektedir.
 
 
Ülkemizde en çok görülen zoonoz hastalıklar şunlardır:
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı TÜRKVET Veteriner Bilgi Sistemi verilerine göre 2015 yılı temmuz ayı itibarıyla;
1- sığır tüberkülozu……….. ( mihrak sayısı 762 )
2- kuduz…………………………. (mihrak sayısı 218 )
3- şarbon……………………….. (mihrak sayısı 20 )
4- brusella……………………… (mihrak sayısı 26 )
5- şap…………………………….. (mihrak sayısı 103 )
6- kuş gribi………………………(mihrak sayısı 32 )
7- ruam…………………………..(mihrak sayısı 14 )
( Bu hastalıklar nedeniyle 3.149 büyükbaş hayvan, 118 küçükbaş hayvan, 17 tek tırnaklı, 1.533.903 kanatlı ölmüş veya itlaf edilmiştir. )
8- Kırım Kongo Kanamalı Ateşi……. ( Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2004- 2014 yılları arasında 8.919 kene vakası yaşandı ve 434 kişi yaşamını yitirmiştir.)
 
 
Ülkemizde zoonoz hastalıkların yok edilmesi ( eradikasyon) ve önlenmesi çalışmalarında, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ön planda görülmektedir.
 
 
Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurduğu Zoonotik ve Vektörel Hastalıklar Daire Başkanlığı ile zoonoz hastalıklarla ilgili olarak önce çalışan personelin hastalıklara karşı duyarlılığının arttırılması, bilgilendirilmesi ve bu vakalara uygun yaklaşımın sağlanması amacıyla eğitimler düzenlemiş;  görsel, işitsel, medya ile toplum duyarlılığını arttırıcı yayınlar yapmış sonra da koruyucu saha çalışmalarını yürütmüştür.

 
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilgisi nedeniyle zoonoz hastalıkların önlenmesi ve eradikasyonundan birinci derecede sorumludur. Bünyesinde kurduğu Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ile sorumluluğunu yerine getirmeye çalışmaktadır. Bu amaçla, 1986 yılında yayımlanmış olan 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’ nu, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak yayımlanan yönetmelik, tebliğ gibi mevzuatlarla ile revize etmiştir. Yapılan revizyonla hayvan hastalıkları bildirim sistemi, kontrol tedbirleri, hastalık izleme, eradikasyon, hayvanların tanımlanması tescili ve kayıt altına alınması ,hayvan hareketleri  gibi konularda zoonoz hastalıklarla mücadelede AB standartları yakalanmaya çalışılmıştır.
 
 
2006 yılında Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Zoonoz Milli Komitesi Protokolü imzalanarak bu komitenin işlevliğini arttırmıştır. Medyanın tüm enstrümanları kullanılarak toplumda farkındalık oluşturulmaya çalışılmış,  “Koruma Tedaviden Kolay ve Ucuzdur”  temelinde yürütülen saha çalışmalarına büyük önem verilmiştir. Ancak tüm bu çalışmalara rağmen zoonoz hastalıkların ülkemizde görülmesinin önüne geçilememiş, var olan zoonoz hastalıklar eradike edilememiştir.
 
 
Bunun sebepleri kısaca şunlardır :
1- Veteriner Bilgi Sisteminin, kayıt sisteminin yetersizliği
2- Kaçak mülteci ve hayvan hareketleri
3- Hayvan park ve pazar yerlerinin yetersizliği
4- Sevk kontrol merkezlerinin yetersizliği
5- Karantina tedbirlerinin önemsenmemesi
6- Araç ve ekipman yetersizliği
7- Veteriner hekim ve veteriner sağlık teknikeri/ teknisyeni, yardımcı personel yetersizliği
8- Sınır komşu ülkelerden ülkemize olan kaçak hayvan hareketleri
9- Modern ve Yaban hayatın plansız bir şekilde iç içe geçmesi
10- Plansız kentleşme
11- Antropojenik etkiler
12- Ekolojik sistem değişiklikleri
13- Yetiştiricilerin zoonoz hastalıklarla mücadeledeki çalışmalara lakaytlığı
14- Uluslararası standartlarda aşı üretimi yetersizliği
15- İlgili kurum ve kuruluşların koordinasyon ve organizasyon eksikliği
 
 
Ülkemizde zoonoz hastalıkların iki kurumun çalışmalarıyla önlenmesi, yok edilmesi mümkün değildir. Tüm dünyanın kabul ettiği ve uygulamaya koyduğu “ Tek Sağlık “ anlayışının bir an önce ülkemizde de hayata geçirilmesi gerekmektedir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı alt yapı, personel, alet-ekipman gibi sorunları gidererek,  “ Tek Sağlık Konseptiyle”  fizyoloji, patoloji, epidemiyoloji v.b alanlarda bilgi paylaşımı ve işbirliğine girerek, eş zamanlı önleyici ve yok edici politikalar üretmeli, faaliyetlerde bulunmalıdırlar. Ayrıca Türkiye Zoonoz Milli Komitesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Sivil Toplum Örgütleri, Politikacılar, Medya, Hayvan Yetiştiricileri gibi paydaş kurum/kuruluş ve kişiler de tek sağlık konsepti tarafından yürütülen zoonoz hastalıklar eradikasyon faaliyetlerine katkı sağlamaları gerekmektedir. Aksi takdirde telafisi çok güç hatta imkansız sonuçlara katlanmaya devam edilecektir.
 
 
Unutulmamalıdır ki “Hastalık etkeni ve zararlılarını küçümseyenler her zaman büyük bedeller öderler”





Veteriner Hekim Okan BARUTÇU

 

 


Adres: Fatih Mahallesi Ihlamur Sokak Birlik Apartmanı B Blok No:15/1 TRABZON/TÜRKİYE
Tel:  + 9 0 462 229 08 72
Fax: + 9 0 462 229 08 72